Uzaktan çalışmak ile ilgili bilmek istediğiniz her şey

Mekan bağımsız çalışmak

Uzaktan çalışmanın en büyük avantajlarından biri, çalışmak için belirli bir yerde olma veya fiziksel bir ofise gidip gelme zorunluluğunun olmamasıdır. Bilgisayarınızın ve internetin olduğu her yerde çalışabilirsiniz. Deniz kenarındaki yazlık, evinizin balkonu veya aklınıza gelen her yer çalışmak için uygun olabilir. Hatta çalışarak dünyayı bile gezebilirsiniz.

Zaman konusunda esnek olabilmek

Kendinize, ailenize, sevdiklerinize daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Çalışma saatlerinizi büyük oranda siz belirleyeceğiniz için dışardaki işlerinize zaman ayırmak konusunda sıkıntı yaşamazsınız. Örneğin devlet kurumları ile olan işler yeri geliyor 1-2 gün sürebiliyor, sabahtan işlerinizi halledip akşam saatlerinde çalışabilirsiniz. 1-2 gün hatta belki daha fazla sürecek işleriniz için, izin alma konusunda uzaktan çalışmadığınız işyerinizde sıkıntı yasamanız daha olasıdır.

Yolda zaman geçirmemek

Evden çalışma lüksünüz olduğundan, ofise gelip gitmek için yolda harcayacağınız zamanı dinlenerek, ailenize veya kendinize ayırarak geçirebilirsiniz. Özellikle İstanbul gibi bir şehirde ofise gidip gelmek için günde 3-4 saat, hatta daha fazla zaman harcanıyor. Buna ek olarak trafikte zaman geçirmediğiniz için daha huzurlu olabilirsiniz.

Daha ucuz olması

Hem çalışan, hem şirket için daha ucuzdur. Şirketler dünyanın her yerinden insanları ekiplerine dahil edebilecekleri için aylık maaş giderlerini düşürebilirler. Ofise kira vermek zorunda olmadıklarından aylık harcamalarını önemli ölçüde azaltabilirler. Uzaktan çalışan kişilerin ofise gidip gelme durumu olmadığı için, yol parası, benzin parası gibi giderleri de olmayacaktır.

Kendinize ait çalışma ortamı

Çalışma ortamınızı istediğiniz gibi dizayn edebilirsiniz. Açık ofisin gürültüsünden, kalabalığından ve rahatsız ediciliğinden uzakta isterseniz sessiz bir ortamda, isterseniz sesli müzik dinleyerek çalışabilirsiniz. Bir işe odaklanmak istediğiniz zaman kulaklığınızı takıp sizi kimsenin rahatsız etmediği bir ortama sahip olabilirsiniz.

Şirket faktörü

Uzaktan çalışmak için iş aramaya başladığınız zaman, yetenekleriniz doğrultusunda önünüzde bir sürü seçenek olduğunu göreceksiniz. Dünyanın herhangi bir yerindeki şirket ile çalışabilirsiniz. Bu şirketlerin çalışanlarına sağladığı olanaklar çoğu zaman Türkiye’deki şirketlerden daha güzel ve kapsamlı oluyor. Şirketler internet faturanızı, spor salonu ücretlerinizi, monitör, bilgisayar, çalışma sandalyesi gibi ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyor. Örneğin GitLab, DigitalOcean, Toptal.

Şirketiniz vize sponsoru olarak yurt dışında yaşamanızı sağlayabilir veya varsa şirketin ofisine tanışma, çalışma amacıyla ziyarete gidebilirsiniz. Bu sayede yeni yerler, farklı kültürler görebilirsiniz. Örneğin, GitLab Mayıs 2016’da Austin’de 75 kişinin katıldığı bir etkinlik yaptı, Ocak 2017’de 120’den fazla çalışanı ile Mexico’da yeni bir etkinlik yapacak.

Kültürel farklılıklar

Farklı kültürden insanlar ile çalışacaksınız ve bu genellikle güzel bir deneyimdir. Yeni is arkadaşlarınız ile kültürel paylaşımlarda bulunup farklı kültürleri gözlemleyebilirsiniz. Dünyanın diğer ucundaki çalışma arkadaşınıza posta kartı gönderip, dünyanın dört bir yanından posta kartı alabilirsiniz.

Aynı zamanda birçok farklı insan ile çalışma olasılığınız olduğu için teknik olarak yeni şeyler öğrenip, öğretebilirsiniz. İngilizce’nizi farklı aksanları anlayabilmek için çok daha hızlı bir şekilde geliştirebilirsiniz.

Bunun yanında kültürel farklılıklar her zaman güzel olmayabilir. Yaptığınız bir espri ya da söylediğiniz bir söz, konuşmadaki bir kişiye ofansif veya anlamsız gelebilir.

Uyum sağlayamamak

Uzaktan çalışmaya ilk başladığınızda uyum sağlamak oldukça zor olabilir ve alışmak için zaman gerekebilir. Ofis zorunluluğu olduğunda sabah belli bir saatte gidip akşam belli bir saatte çıkıyorsunuz. Fakat uzaktan çalıştığınız zaman çalışma saatleriniz çok büyük oranda size bağlı olacak. Sabah belli bir saatte başlayıp, bir süre çalıştıktan sonra, ara vermek ve belli bir saatte bırakma rutinini ayarlamak zor olabilir. Hatta gün boyu bilgisayarın başında geçirip sanki hiçbir şey yapmamış gibi hissedebilirsiniz. Ya da bütün gün bilgisayarın başında zaman geçirip YouTube’da Arif’in golünü bulduktan sonra sadece 5 satır kod yazmış da olabilirsiniz.

İş ve hayat dengesini sağlayamamak

Uzaktan çalışmanın en zor ve en handikaplı olayı iş ve hayat dengesini sağlamaktır. Bizim sektörümüzdeki bir çok insan gününün çok büyük bir kısmını bilgisayarı ile geçirdiği ve işini sevdiği için “bilgisayarlarımıza aşık, hobisi kod yazmak olan insanlar” oluyoruz. Uzaktan çalışma şeklinde kendinize “bir dur” demeniz gerekiyor. Aksi halde kendinizi günde 18 saat çalışıyorken bulabilirsiniz. Bu kesinlikle sürdürülebilir bir iş yapış şekli değildir. 18 saat çalıştıktan sonra muhtemelen 10 saat uyuyacaksınız ve uyandığınızda kendinizi zinde hissetmeyeceksiniz ve bir sonraki çalışma günü için verimli olamayacaksınız.

Her şeyden önemlisi ailenize, sevdiklerinize ayırdığınız vakitten feragat edeceksiniz. 10 saat uyurken ailenizle paylaşmak istediğiniz kahvaltıyı kaçıracaksınız, çocuğunuz uyandığı zaman siz uyuyor olacaksınız. Ailenizin uyumaya başladığı saatler sizin çalışma saatlerinizin ortasına denk gelecek ve o saatlerde biri sizi toplantıya çağırırsa evde millet uyurken kısık sesle toplantı yapmanın stresini yaşayacaksınız. Bunu engellemek için çalışma saatlerinizi belirleyin ve ona uymaya özen gösterin.

Zaman farklılıkları

Uzaktan çalıştığınız zaman dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan bir insan ile beraber çalışma olasılığınız var. Bu da çok ciddi zaman farklılıkları ortaya çıkarabilir. San Francisco ile İstanbul arasında 11 saatlik zaman farkı var. İstanbul’da saat 18:00 olduğu zaman, yani mesainizin bitmesi gerektiği saatte, San Francisco’da saat sabah 07:00 oluyor ve gün daha yeni başlıyor.

Bu aşılamayacak bir sorun değil fakat bunun için şirketin uzaktan çalışma kültürüne yatkın olması gerekiyor. Sizden sürekli onların zaman diliminde çalışmanızı beklemiyor, asenkron iletişim modellerini tercih etmeleri gerekiyor. İstedikleri her an size ulaşamayacaklarını biliyor olmaları gerekiyor. Eğer uzaktan çalıştığınız şirket bu kültürden uzaksa, kolayca o şirketin uzaktan çalışmaya uygun olmadığını söyleyebilirim.

Arada bu kadar saat farkı varken ekibin sizin ile beraber çalışma isteği elbette olacaktır ve bu tamamen kabul edilebilir bir olay. Aynı proje üzerinde çalıştığınız adamın size soru sorması gerekebilir ya da beraber çalışmanız gerekebilir. Bunun için kendi zaman diliminizde 4 saat çalışıp onların zaman diliminde 2-4 saat daha çalışmak gibi bir modeli tercih edebilirsiniz. Zorunda kalmadıkça 1-2 hafta onların zaman diliminde çalışmayı kabul etmeyin. Erken yatıp erken kalkmak gününüzü daha verimli geçirmeniz için gereken en önemli şey.

Sosyalleşme eksikliği

Uzaktan çalışan bir çok kişide görülen bir sendrom. Sürekli evden çalışarak 3-4 gün dışarı çıkmamak uzaktan çalışmak değildir. Hatta tam tersi. İstediğiniz yerde çalışma rahatlığınız varken gidin ve bunu kullanın. Bir başka şekli ise ne kadar dışarı çıkıp insan içine karışmış olsanız da, mola verdiğiniz anlarda, kahvenizi, çayınızı paylaşacak bir iş arkadaşını aramanızdır.

Bu sıkıntıları çözmenin en kolay yolu ise coworking space’lerini tercih etmek veya uzun süre çalışabileceğiniz ortamı sunan Starbucks gibi yerlerde çalışmayı denemektir. Bir başka yolu ise kendi şirketi için ofise sahip olan arkadaşınızın ofisinden haftada 2-3 günlük bir yer ayarlamak olabilir.

Fiziksel aktivite eksikliği

Evden çalıştığınız için günde attığınız adım sayısı ve yaktığınız kalori miktarında düşüş, bilgisayar karşısında ve masa başında geçirdiğiniz vakitlerde yükseliş olabilir. Bu da karpal tünel, bel ağrısı, boyun ağrısı gibi sektörel hastalıklara yol açabilir.

Bu konuda yapılacak en etkili çözüm, çalışma saatlerinin esnekliğinden faydalanarak spor salonuna gitmek olabilir. En basiti ise evde günde 15-20 dk ayırarak egzersiz yapmak olabilir. Hiç hareket etmemekten çok daha iyidir.

Evdeki çalışma ortamı sıkıntısı

Uzaktan çalışmayı sürdürebilmenin en önemli şartı evde çalışabilecek bir ortamınızın olmasıdır. Güzel bir çalışma odası ile birlikte bilgisayar, monitör, hızlı internet ve kulaklik şart. Bunlara sahip olmanız bile evden çalışmayı sürdürebileceğiniz anlamına gelmeyebilir. Aynı evi paylaştığınız aile bireylerinin de bu konuda size destek olması gerekiyor. Evde olduğunuz çalışmadığınız anlamına gelmiyor. Aynı şekilde annenizin ya da eşinizin istediği anda size iş kitleyebileceği anlamına da gelmiyor.

Fakat uzaktan çalışmaya yeni başladığınız da bununla karşılaşacaksınız ve bunu aile bireylerine anlatmanız gerekiyor. En basitinden çalışma odasının kapısı kapalı iken sizi çok gerekli olmadığı sürece rahatsız etmemelerini söyleyebilirsiniz. Bu her iki taraf için de adapte olması zaman gerektirecek bir davranış biçimi olabilir, sabır göstermeniz gerekebilir. Eğer evden çalışamıyorsanız co-working space’lerini tercih edebilirsiniz.

Sosyal güvence sıkıntısı

Türkiye’de bir şirkette çalıştığınız zaman SSK’niz ödenmeye devam eder ve devletin sağladığı sigorta şartlarından faydalanırsınız. Uzaktan çalıştığınız zaman sigortanızı kendiniz ödemeniz gerekir. Aksi halde sosyal güvence ve emeklilik şartlarından faydalanamazsınız. Bu sıkıntıyı isteğe bağlı sigorta şeklini seçip her ay belli bir miktar ödeyerek çözebilirsiniz. Özel sağlık sigortası da bir başka seçenek.


Uzaktan çalışmak ile ilgili ipuçları

Şirket kültürü

Uzaktan çalışmaya en kolay, bu kültüre sahip şirketlerde alışabilirsiniz. Şirket uzaktan çalışmayı benimsediği için çalışma saatleriniz, iş yapış şekliniz, şirketin sağladığı faydalar daha belirgin olacaktır. “Hafta sonu şunun üzerinde çalıştım ve bitirdim” dediğiniz zaman “Ooo harikasın” diyen şirket ile “Neden hafta sonu çalıştın ki?” diyen şirket arasında fark var. Aynı şekilde tatilde olduğunuz dönemde iş yapmanızı bekleyen şirket ile tatilde olduğunuzun farkında olup siz aslında yokmuşsunuz gibi davranan şirket arasında fark var.

Bu sizin asıl işiniz

Bunun sizin asıl işiniz olduğunu unutmayın. Evde olmanız çalışmanız gerekmediği ya da az çalışsanız da yeterli olacağı anlamına gelmez. Kendinizin belirlediği bir çalışma ve zaman disiplininiz olsun, bu öncelikle kendiniz için gerekli. Bunu yaparken de firmanızla ortak kesişim zamanları koymayı ihmal etmeyin. Ne zaman çalıştığınız ve ne zaman bıraktığınız belli olsun ve bunu takım arkadaşlarınız ile paylaşın.

Hoşunuza gitmeyecek bir saatte rahatsız edilmeyi istemiyorsanız ekip arkadaşlarınıza karşı sorumlu olun. Eğer o gün çalışamayacaksanız bunu önceden haber verin. Takımın size ihtiyacı olduğu anda orada olacağınızı bilmesini sağlayın. Eğer o gün bir işiniz varsa önceden haber verin ki kimseye sürpriz olmasın. Her şeyde olduğu gibi burada da “güven” asıl mesele. Mobil olarak cevapları veririm, kimse anlamaz yaklaşımı sadece kendinizi kandırmanıza yarar. Unutmayın ki kredibiliteniz sizin eylemlerinize göre şekillenir.

Hangi iş üzerinde çalıştığınızı, şuan ne durumda olduğunuzu, ne zaman biteceğini ve yardıma ihtiyacınız olup olmadığını sürekli paylaşın. Ekipten birilerinin üzerinde çalıştığınız iş ile ilgili sorular sormasının normal olduğunu unutmayın. 2-3 gün sessiz kalmanız, kötüye işaret olabilir. O yüzden sorulmasını beklemeden durumunuzu paylaşın ki işinize önem verdiğinizi gösterin.

Asenkron iletişim metotları

Eğer çalıştığınız şirketle ile kendi zaman dilimiz arasında ciddi fark varsa chat, video call gibi senkron iletişim araçları yerine email, issue oluşturmak gibi asenkron iletişim araçlarını tercih edin. Gününüz bittiği anda sormak istediğiniz soruları, karşılaştığınız problemleri email ile belirtin ki diğer insanlar güne başladıklarında veya uygun olduklarında bu durumdan haberdar olsunlar ve size dönüş yapabilsinler.

Zaman yönetimi

Şirketiniz sizden bunu istemiyorsa bile time tracking app’lerini kullanmakta fayda var. Bilgisayarın başında belli süre olmadığınız durumda otomatik olarak süre tutmayı bırakan app’leri tercih edebilirsiniz. Eğer gün içinde ne kadar çalıştığınızdan emin olamıyorsanız, yaptığınız iş yetersiz geliyorsa veya süre ile ilgili rahatsız olduğunuz bir durum varsa bu size ışık tutacaktır.

Uzaktan çalışmakta belki de en önemli noktalardan biri ne zaman bırakmanız gerektiğini bilmektir. İş hiçbir zaman bitmez. Her zaman yapacak bir iş vardır ki şirketin sizi çalıştırmak için geçerli bir nedeni olsun. Dolayısıyla günde 6 saati (bazı şirketlerde 8 saat olabilir) geçtikten sonra çalışmayı bırakın. Ofisten çıkıp gittiğiniz gibi düşünün. Üzerinde çalıştığınız işi eğer çok acil değilse bitirmek için 2 saat daha çalışmayın. Şirketin sizden minimum çalışma saati beklediği gibi siz de kendinize maksimum çalışma saati koyun ve ona uyun.

İngilizce

Uzaktan çalışmanın olmazsa olmazı. İngilizce bilmiyorsanız, anadiliniz dışındaki şirketlerde uzaktan çalışma sansınız yok denecek kadar azdır. O yüzden İngilizce bilin önünüzdeki seçenekler çok daha fazla olacaktır.

Çalışma odası

Günde en az 6 saat geçireceğiniz bir odayı sizi en rahat ettirecek şekilde düzenleyin. Unutmayın bu sizin asıl işiniz. O yüzden televizyon karşısında, mutfakta masa üstünde veya salonda koltuk üstünde bu çalışma şekli sürdürülemez.

Ofisinde çalıştığınız bir şirketin size sağladığı ortam gibi bir ofis oluşturmaya çalışın. Güzel bir bilgisayar, harici monitör veya monitörler, uzun süre oturduğunuzda rahatsız etmeyecek sandalye, büyük bir masa, odaklanmak istediğiniz anlar için kaliteli bir kulaklık, sesli müzik dinlemek istediğiniz zamanlar için güzel bir ses sistemi, sesli ve görüntülü görüşmeler için kamera ve mikrofon ve belki de en önemlisi hızlı internete sahip olmanız hayatınızı daha kolaylaştıracaktır. Unutmayın ekip arkadaşlarınız ile konuşmaya çalıştığınız anlarda internetinizin yavaş olması, kameranın önünden sürekli birilerinin gelip geçmesi, sesinizin karşı tarafa düzgün gitmemesi, arka planda gürültü olması gibi olumsuzluklar sizi profesyonel göstermeyecektir.

Yapılacak iş yönetimi

Hangi iş üzerinde çalıştığınızı, ne zaman biteceğini ve sonrasında ne yapacağınızı önceden bilin. Mümkün oldukça “bundan sonra ne iş yapacağım” diye sormamaya çalışın. Bunu önceden planlamaya çalışın. Eğer planlayamadığınız bir şirkette veya projede çalışıyorsanız bunun sizle alakalı olmadığını belirtin. Ayrıca işiniz ile doğrudan alakalı olan insanlara işinizin durumu ile ilgili soru sormalarını beklemeden bilgi verin. “Bugün bunu yaptım, sanırım yarın bitecek” dediğiniz zaman doğru yapıyorsunuzdur. Aynı şekilde 2-3 gün boyunca kimseyle konuşmuyorsanız yanlış yapıyorsunuzdur diyebilirim. Ekibin içinde kalın.

Uzaktan çalışmada, iş teslim etmek çok önemlidir. İşlerinizi zamanında bitirip, teslim etmeye özen gösterin. Eğer herhangi bir nedenden dolayı olmayacaksa bunu olabildiğince önce belirtin ki ona göre önlem alınabilsin.

Takımın parçası olmak

Aynı ofisi paylaşmıyorsunuz, insanlar sizi görmüyor. Asla kendiniz hakkında “aa evet öyle biri var, bişeyler yapıyor, ara sıra gelip bir iki bişey diyip gidiyor” dedirtmeyin. Takım ile iletişimde kalın, insanlara yardım edin, size sorulan sorulara zamanında cevap verin, sosyal kanallarda var olun, takımla iş dışında sosyal paylaşımlarda bulunun, yaptığınız işi insanlara gösterin.